3 Aralık 2009 Perşembe

ZIMBA MANYAĞI...

Biraz önce işyerinde önüme gelen bir faturadan tam 7 tane zımba çıkardım. Yani yuhh çüşş ohaa demeden duramıyacağım. Kardeşim manyak mısın sen kıçı kırık "194,70" Tl'lik fatura için 7 tane zımba basıyorsun. Hani çok uzaktan Fizandan falan gelse kaybolmasın içi açılmasın diye yapıyor diyeceğim ama geldiği yer de İstanbul... Allahtan benim mucizevi bir alet olan zımba sökeceğim var...

19 Kasım 2009 Perşembe

içimdeki ses sustu mu??

yok canım içimdeki ses susar mı hiç?? sadece 2 bloga yazı yazacak kadar vakti olmadı...
http://fifiyledodonunsitesi.blogspot.com
sanırım işlerimi, taşınma ve yeni işe adapte olma sürecimi tamamlayana kadar da içimdeki ses biraz ama azıcık daha isyan etmeden durucak:)))

3 Eylül 2009 Perşembe

Ahhh Eylül ahh....

Bu negatifliğimi hep malum regl günü sendromlarıma bağlamıştım ama şöyle bir geçmiş seneleri de gözönüne alınca anladım ki sebep "EYLÜL".....
Oldum olası bu Eylül ayları beni yıldırıyor.O güzelim deniz,kum,tatil havam bitiyor. Haaa sanki yaz geliyor da ben de eskisi gibi aylarca tatil mi yapıyorum yooo!!! ama olsun işte yılların bir alışkanlığı var hala üstümde. Olmuyor bu geçiş mevsimlerini lafta ben çok sevsem de onlar beni sevmiyolar işte.
Saçımı başımı değiştireyim diyorum ama Tamer'in de askerden gelmesine (son kuaförüm) daha 2 ay var. Aslında Erdal'a da gidebilirim ama o da kardeşim bir kazık bir kazık. Tamam saçlarımı süper yapıyor ama milletin 1 ay ev geçindirdiği parayı benden zınk diye alıyor. Acaba kahkül mahkül mü kestirsem. Şu evde saç boyama işini de bir ben beceremiyorum. Herkesler yapıyor. Şu yaşıma geldim toplasan evde 3 kere saç boyamışımdır. Aslında n'güzel al rengini boya işte di mi?
Bugün Mert'e dedim bu akşam biraz alışveriş merkezi falan gezelim olmadı ıkea'ya gidelim. Hemen "bir şey mi oldu hayatım?" dedi. Adam tanıyor karısını.... Tanısın canım aşkım benim:))) bazen sebepsiz bunaltıyor beni ama seviyorum ben kocamı hem de çook:))) bak şimdi yaaa konu n'relere kayıyor gene..
N'diyordum ben ? hıııı işte buldum sebep "eylül" ama napalım ben ona o bana alışıcak. ayları 11'e indiricek halimiz yok ya!!!!

1 Eylül 2009 Salı

"karşıyım karşı herşeye karşı"

Bugün canım sürekli mızmızlanmak ve şikayet etmek istiyor. Gerçi bunu yapmak için sebeplerim de yok değil. Önce kızım arkasından oğlum hasta oldu. Aslında ben ikisi hastayken de hastaydım ama hastalığımı bile yaşıyamadım. Günlerdir uykusuzluktan bayılmak üzereyim. Normal hastalıktan kaynaklanan uykusuzluğu geçtim şimdi bir de hastalık sonrası çocuklardaki şımarıklıklarından ve değişen uyku düzeninden kaynaklanan bir uykusuzluk çekiyorum. Geçen hafta işi o kadar çok astım ki bugün eve de gidecek durumum yok. Resmen insanın gözleri ağrır mı? gözlerim ağrıyor hem de dayak yemiş gibi. Bir de karnım ve başım ağrıyor.
Bu ara Mert'e de uyuz oluyorum. Özel bir sebepten değil canım istediği için.
Zaten işyerimizi de taşıyoruz , yeni işyeri , yeni elemanlar yeni bilmem n'???
Bir de evin önünü gene kazmışlar yok cetchat yok superonlıne yok kablolu tv nefret geldi vallahi. Ev toz toprak içinde. Efendim sokağa kamera takıyolarmış bizim güvenliğimiz içinmiş hırsız mırsız giremezmiş. Artık o kameralardan hırsızları mı gözetlerler bizi mi orası bilinmez.
"karşıyım karşı herşeye karşı" içimden bu şarkıyı söylemek geliyor.

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Yani resmen kıskanıyorum...


glitter-graphics.com

Offf vallahi kıskanıyorum kardeşim... sırf acaba boş vakit bulur da birgün yapar mıyım diye takip ettiğim börek&çörek blogları var ama ben kendim bunları yapmaya vakit bulamadığım gibi etrafımda da böyle bol çeşitli masa hazırlayan kimse yok...

Hani şöyle benim de haftada 2 gün, gün yapan ve her gününde böyle çeşit çeşit börek çörek pasta kurabiye yapan ayyy yazarken ağzım sulandı komşularım olsa ve onlarında benimkilerle yaşıt azıp kuduran çocukları olsa ( hani azıp kuduran çocukları olursa benimkiler göze batmaz:))) ama yok anacım... zaten böyle komşu edinecek zamanım da yok ki... zaten komşu edinsem de zırt bizim taşınıcağımız tutar... işte böyle kıskanıyorum işteee.....

9 Temmuz 2009 Perşembe

Atam hatamı telafi ettim:))


Bir anda aklıma bloglarımın ikisinde de Atam'ın fotoğrafı olmadığı aklıma geldi. Üniversitedeyken hangi firma olduğunu şu anda tam hatırlamıyorum Atatürk Fotoğrafları ile hazırlanmış bir takvim elime geçmişti; oradaki bir fotoğraf çok hoşuma gitmişti ve yıllarca panomda asılı kalmıştı. Acaba o resmi bulabilir miyim? diye netin başına geçtim ve buldum. İşte o fotoraf budur ama asıl fotoğraf çok daha genişti ve Atatürk yalnız değildi gerçi böylesi benim için daha makbul:))

7 Temmuz 2009 Salı

Çok Üzgünüm Kelebek




"Çok üzgünüm kelebek elimden birşey gelmediği için çok üzgünüm; inşallah annen ve baban bu güç durumdan bir an önce kendilerini ve seni kurtarabilirler..."


Çok sevdiğim arkadaşlarım boşanmaya karar vermişler. İlk duyduğumda şok oldum, ilerleyen vakitlerde Allah'ım n'yapabilirizin planlarını kurdum , şimdi ise çok üzgünüm.
Hala vakit var mı evet var. Birkaç hafta daha var ama bu işler o kadar zormuş ki... Konuşmakla olmuyor, beklemekle olmuyor, yorum yapmakla hiç olmuyor malesef. Gemiler yanmış kül olmuş üçüncü bir kişinin küçük bir yangın söndürücü ile birşey yapması imkansız duruma gelmiş...
Bu özel durumdan ister istemez genellemeler yapmaya başladı kafam; hayatı sorgulamaya, evlilikleri irdelemeye... Evliliğin kutsallığı, çiftlerin birbirine olan saygısı bitti mi anladım ki sevgi de orayı terk ediyormuş hem de arkasına bile bakmadan. Oysa o sevgiyi yeşertmek,büyütmek için n'kadar çabalar harcanıyor n'fedakarlıklar yapılıyor.. İşte sevgi bir evliliği terk etti mi de içinden çıkılmaz çetrefilli bir durum başgöstermeye başlıyormuş...
Hayat elbette bu zor durumlardan sonra da devam ediyor ama şu bir gerçek ki n'kadar basitleşmiş gibi duran bir laf da olsa olan malesef çocuğa oluyor...